13 Ocak 2026

1530–1592–1642–1682 Kayıtlarıyla Salmankas Çevresini Okumak: Dilbilim + Kayıt Sırası (Rota) Üzerinden Rasyonel Bir Çerçeve

Osmanlı tahrir ve avarız defterleri, köy adları bakımından iki temel sorun üretir: Birincisi, Osmanlı yazısında ünlülerin çoğu zaman yazılmaması ve bazı harflerin (özellikle noktalı/noktasız biçimler) benzerliği nedeniyle aynı yer adı farklı araştırmacılar tarafından farklı okunabilir. İkincisi ise defterlerin “rastgele liste” olmaması; çoğu zaman köylerin sahada izlenen bir rota ile ardışık kaydedilmesidir. Bu iki olguyu birlikte ele aldığımızda, bir yerleşimin erken dönem izlerini yalnızca “ad aynı mı?” sorusuyla değil, adın dilbilimsel varyantları + listede komşu kimlerle anıldığı sorularıyla daha gerçekçi biçimde takip edebiliriz.

Bu yazıda, elimizdeki dört somut veri üzerinden Salmankas çevresinin 16–17. yüzyıl kayıtlarını rasyonel biçimde yorumlamaya çalışıyorum:

  1. 1530 listesi (Yağmurderesi bağlamında görülen köy adları)

  2. 1592 listesi (ve özellikle kayıt sırası)

  3. Bir araştırmacının 1592–1642 karşılaştırmasında, 1592’de olduğu halde 1642’de Yağmurdere listesinde görünmediği için listenin sonuna atılan köyler (yani idari olarak ayrışmış olabilecek grup)

  4. Ayrıca 1682 sıralaması: Balinkes – Salmankas – Aymam – Geçke – Alçakdere

1) 1530 → 1592: Adların Dilbilimsel Sürekliliği Ne Diyor?

1530 ile 1592 arasında birçok yer adı çekirdeğini koruyarak devam ediyor. Bu, iki açıdan önemli:
(i) Bölgenin yerleşim sürekliliğini gösterir.
(ii) Osmanlı yazısında okuma farklarından doğan varyantları ayıklamak için sağlam “ankraj” noktaları verir.

Örneğin 1530’daki Kozan, Mağara, İncesu, Yapaz gibi adların 1592’de de görünmesi doğrudan süreklilik göstergesidir. ÇoraközüÇorak-Özü, ÜçtaşÜç Taş gibi farklar, çoğunlukla birleşik/ayrı yazım tercihidir. BoğalıBoğalu ve YılanlıYılanlu gibi farklar ise Türkçede yaygın olan son ünlü değişimi (yuvarlaklaşma) ve ağız/yazıcı tercihidir.

Daha “okuma kaynaklı” varyantlara gelince:

  • 1530’daki Ayranlı, 1592’de Eyranlu olarak geçebilir. Osmanlı yazısında ünlüler çoğu zaman açık yazılmadığı için A/E gibi başlangıç ünlüleri farklı okunabilir; -lı/-lu ek farkı da yaygındır.

  • 1530’daki Filis, 1592’de Helis biçimine kayabilir. Burada nokta/harf okuma farkı devreye girer.

  • 1530 Şabhane → 1592 Şebhane dönüşümü de benzer şekilde ünlü okuma ve yazım standardı farkıdır.

  • 1530 Urundon → 1592 Urundul (ve “nam-ı diğer İstifan”) hattı ise çok kıymetlidir; çünkü 1592 kaydı zaten “nam-ı diğer” diyerek aynı yerin ikinci adını verir. Bu, daha sonra 1682’de görülen İsbefan biçimine giden zinciri güçlendirir (İstifan ↔ İsbefan okunuş varyantı mantıklıdır).

Bu genel tablo şunu gösterir: 1530–1592 arasında “adlar yoktan var olmuyor”; büyük ölçüde sürüyor, ama okuma/yazım varyantları ile karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla Salmankas’ın 1530/1592 listelerinde açık biçimde görünmemesi tek başına “yoktu” demek değildir; “başka bir adla geçti / statüsü farklıydı / idari kapsama girmedi” ihtimallerini de açık tutmak gerekir.

2) 1592 Kayıt Sırası: Rastgele Değil, Bir Rota Mantığı

1592 listesi sırayla şöyle:
Kozan → Çoraközü → Geçüt-Kışlak → Üçtaş → Yuvalı (Süfla/Ulya) → Bayındırlık → Elgir → Yapaz → Markos → İl-Kanis (İl kasi) → Eyranlu → Pingal → Yerinde-Kıl → Yılanlu → Mağara → İncesu → Boğalu → Şebhane → Çekülü Kal’a (nam-ı diğer Hankik/Kanlik) → Say Geçid → Hahki (
Hacgi-i Diğer nam-ı diğer Hacı Ocak) → Hakih (Hacgi) → Belüyaz(Belülnar) → Maharek (Boğalı'ya bağlı bir yer) → Eyüman → Helis(Files) → Vaniruci (namı diğer Alıncak Dere) → Uzundut Namı Diğer Estegan (Urundul namı diğer İstifan) → Erilü-i Ulya

Bu dizilimde iki şey dikkat çeker:

  1. Bazı köyler küme halinde geliyor: örneğin Boğalu’dan sonra Şebhane ve hemen ardından Çekülü Kal’a / Say Geçüd / Hahki (Haçgi) / Hahk-i diğer (Haçgi diğer) gibi “geçit–kale–köy” çağrışımı yapan adların birbirini takip etmesi, kâtibin sahada “yakın yerleri ardışık” yazdığına işaret eder.

  2. “nam-ı diğer” kayıtları (özellikle Çekülü Kal’a namı diğer Hankik ve Vaniruci nami diğer Alıncak Dere) bize şunu söyler: Aynı yer, yerel kullanımda başka adla da biliniyor ve bu kayıt, modern yer adıyla eşleştirme için güçlü bir anahtar sunuyor.

Salmankas’ın coğrafi olarak yakın olduğu söylenen Kaçki / Hahki / Hakih / Geçke / Boğalu hattının, 1592’de Çekülü Kal’a namı diğer Hankik ve Say Geçüd ile ardışık gelmesi, bu bölümün Salmankas çevresini tarayan bir rota parçası olabileceğini düşündürür. Bu kesin hüküm değildir; fakat “rastgele liste” varsayımından çok daha mantıklı bir başlangıçtır.

3) 1592’de Var, 1642’de Yağmurdere’de Yok: İdari Ayrışma Grubu

Bir araştırmacı 1592 ile 1642’yi karşılaştırırken, 1642’de Yağmurdere listesinde görünmeyen 1592 köylerini ayrı bir gruba atıyor.

Ayranlu; Balanlu (Yılanlı olabilir); Boğalu; Çay Geçüd; Çekülü Kal’a (Kanlik/Hankik); Erenlü-i Ulya; Eyüman; Filis; Geçit Kışla ma‘a mezra-i Oluk; Hacı ma‘a mezra-i Ağıl; Hacgi-i Diğer (Hacı Ocak); İl Kası; Makari/Macarik; Mağara; Markos; Polad/Polar; Urundul (nam-ı diğer İstifan); Üç Taş; Vanirci (nam-ı diğer Alıncak Dere).

Bu listenin analitik değeri şu: “1592’de Yağmurdere’ye bağlı görünen bir grup yerleşim, 1642’de Yağmurdere defterinde görünmüyor.” zira o devirde Sürmene kazasına bağlı.


Örneğin 1592’de Vanirumi (nam-ı diğer Alıncak Dere) olarak geçen yerleşimin, 1682 diziliminde Alçakdere olarak görünmesi mantıklıdır. “Alıncak Dere” gibi daha uzun/eskice bir formun, zamanla halk ağzında sadeleşerek “Alçakdere” biçimine evrilmesi Anadolu toponimisinde sık görülen bir süreçtir (kısalma + halk etimolojisi).
Benzer şekilde 1592’de Urundul (nam-ı diğer İstifan) biçimi, 1682’deki İsbefan formuna giden hattı güçlendirir; çünkü 1592 kaydı zaten “İstifan”ı ikinci ad olarak vermektedir ve İstifan/İsbefan okunuş farkı paleografik olarak mümkündür.

Bu iki örnek bile “1642’de Yağmurdere’de yok” olgusunun “yok oldular” değil “başka idari havzaya kaydılar” şeklinde okunmasını daha rasyonel kılar. Zira 1682 kayıtlarında bu köyler Sürmene'ye bağlıdır.

4) 1682 Sıralamasıyla Rota Mantığını Birleştirmek

1682 sırası:
Balinkes → Salmankas → Aymam → Geçeği/Geçke → Alçakdere

Bu dizilim iki açıdan değerlidir:

  1. Salmankas’ın komşuluk bağlamı burada açık: Balinkes, Aymam, Geçke, Alçakdere aynı blokta.

  2. Bu bloktaki bazı adların 1592’deki karşılıkları daha önce işaret ettiğimiz gibi güçlüdür:

  • Alçakdere ↔ 1592’deki Alıncak Dere (Vanirumi nam-ı diğer)

  • Aymam ↔ 1592’deki Eyüman (ve daha erken biçim olabilecek 1530’daki Uluman hattı; kesin değil ama dilsel dönüşüm ihtimali var)

  • Geçke ↔ 1592’deki Hahki(Haçgi) ve 1530’daki Kaçki kümesi

Bu noktada mantık şudur: 1682’de Salmankas’ın etrafında kümelenen köyler (Aymam–Geçke–Alçakdere vb.), 1592’de de belli bir bandın içinde ardışık biçimde görülüyor veya “nam-ı diğer” kayıtları üzerinden izlenebiliyor. Dolayısıyla Salmankas’ın 1592 listesinde “Salmankas” adıyla görünmemesi, onu tamamen dışarı atmaz; aksine, o bandın içinde ya başka adla, ya da mezra/yaylak statüsü ile kayda girmiş olabileceği ihtimalini rasyonel biçimde gündeme getirir.

5) Hankik → Hanege İhtimali: Nasıl Ele Alınmalı?

1592 listesinde kritik bir düğüm noktası var:
Çekülü Kal’a (nam-ı diğer Hankik) → Say Geçüd → Hahki → Hakih

“Hankik, bugün köyün karşısındaki ‘Hanege’ diye bilinen terk edilmiş yerle ilişkili olabilir mi?”

Bu tür bir eşleştirme yapılabilir; ama bilimsel olmak için iki koşul gerekir:

  1. Paleografik olasılık: Hankik/Hanege dönüşümü, tek başına ‘benziyor’ diye kurulmaz. Burada “nk/ng” kümelerinin farklı okunması, kelime sonunun ağızda değişmesi ve zamanla daha kolay telaffuz edilen bir forma kayması gibi süreçler mümkün. Bu, “imkânsız” değildir.

  2. Coğrafi doğrulama: Hanege adlı yerleşimin bugün Salmankas'a çok yakın olması burada güçlü bir ihtimal olduğunu ortaya koyuyor.

6) Sonuç: Salmankas’ın 1592’de “Kayıt Bandı İçinde” Olması Muhtemeldir

Bütün bu parçaları bir araya koyunca ortaya çıkan en rasyonel sonuç şudur:

  • 1530 ve 1592 arasında yer adları büyük ölçüde süreklidir; farklar çoğunlukla okuma/yazım varyantlarıdır.

  • 1592 listesi rastgele değil; rota/komşuluk mantığı taşıyan bir sıralama sunar.

  • 1592’de olup 1642’de Yağmurdere’de görünmeyen köyler, “yok oldular”dan çok “idari havza değiştirdiler” şeklinde okunmaya daha uygundur; çünkü bu gruptaki bazı köyler 1682’nin Salmankas bloğuyla güçlü biçimde bağlanmaktadır (Alıncak Dere→Alçakdere; İstifan→İsbefan gibi).

  • 1682’deki Balinkes–Salmankas–Aymam–Geçke–Alçakdere sıralaması, Salmankas’ın komşu kümesini verir; bu kümenin 1592’deki kayıt sıralamasıyla temas ettiği görülür.

  • Dolayısıyla Salmankas’ın 1592’de “adıyla görünmemesi”, onu tarihten silmez; en makul yorum, Salmankas’ın o bandın içinde ya farklı adla, ya da mezra/yaylak statüsüyle, ya da idari kayıt kapsamı nedeniyle doğrudan seçilemeyen bir biçimde yer almış olabileceğidir.

Bu çerçevede Salmankas’ın muhtemel kayıt çevresi, 1592 sıralamasında Boğalu–Şebhane–Çekülü Kal’a/Hankik–Say Geçüd–Hahki (Haçgi) hattının yakınında aranmalıdır. Bu önerme “kesinlik” değil; fakat yalnızca fonetik benzerliklere dayanan iddialara kıyasla, dilbilim + sıralama (rota) + idari ayrışma üçlüsüyle daha tutarlı ve test edilebilir bir hipotez sunar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum ekleyebilirsiniz.